Aylık arşivler: Nisan 2018

Sütüm Bebeğime Yetmiyor Ne Yapabilirim?

Annelerin en büyük kabuslarından birisi sütünün bebeğine yetmemesi durumudur. Böyle durumda nasıl davranacağını bilemeyen annelerimize yol göstermesi açısından böyle bir yazı dizisi hazırladık. Yazı dizimizin tüm okurlara faydalı olması tek temennimizdir.

Sütünüz acaba gerçekten bebeğinizi besliyor mu? Sütünüz bebeğinize yetiyor mu? Bunu anlamak için mutlaka bebeğinizi belli aralıklarla tartmalısınız. Tartı sonucunda aldığınız her değeri bir yere not alın. Bebekler ilk ay içinde her gün 30 gr ile 50 gr arası kilo alır. Anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkısı altın sarısı renginde olur. Çocuğun dışkısının kıvamı da yumurta çalkantısına benzer kokusu ekşi süte benzer.  Bebekler 3-4 gün kaka yapmadığı zamanlar olabilir. Bu durum ender görülür ve herhangi bir ilaç kullanmanız gerekmez.

Bebek doğunca anne memesinde tutulmalar görülür. Bu da bebeğin sağlıklı süt almasını engeller. Bebeklere şekerli su ve hazır mama vermek doğru bir davranış değildir. Çocuk hiçbir sebeple emmiyorsa bebeğin su ihtiyacı için ılık suyun içine şeker ilave edilerek verilebilir. Bu yöntem beslenme yöntemi olarak algılanmamalıdır. Bebeğinizin beslenme sorununa çözüm buluncaya kadar uygulayabileceğiniz acil müdahale yöntemi olmalıdır.

Sütünüz bebeğinize yetmiyorsa beslenmenize dikkat etmelisiniz. Sütü arttıran gıdalar ile beslenmelisiniz. Anne sütünü arttıran tıbbi ilaçlar da vardır. Bu ilaçlar metaklorpramit, reserpin ve matildopadır. Bu ilaçlar doktora danışılmadan kullanılmamalıdır. Doktor gerçekten sütünüzün yetmediğini anladığı durumlarda zaten bu ilaçları yazacaktır. Anne sütünü arttırmak için gıda rejiminin yapılması gerektiği söylenir. Gıda rejiminin anne sütünü arttırmada herhangi bir etkisi yoktur. Gıda rejimi dengeli beslenme, sağlıklı vücuda sahip olma ve ideal vücut ölçülerine ulaşmanızı sağlar.

Anne sütünü arttırmak için anne memesinin düzenli aralıklarla boşaltılması gerekir. Süt boşaltım pompaları ile anne sütü boşaltılabilir. Haftada 2-3 kez yenilen nohut, mercimeğin anne sütünü % 30 oranında arttırdığı son yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Anne sütünü arttırmak için bilimsel olmayan ve test edilmemiş yöntem ve tekniklerden uzak durmalısınız. Bu teknikler sağlığınızın bozulmasına bebeğinizin zarar görmesine neden olabilir.

Normal Olmayan Gebelik Durumları

Normal Olmayan Gebelik Durumları

1-  Dış Gebelik

Sperm ile yumurtanın birleşmesi sonucu dış gebelikte zigotun normal yerleşim yeri Uterus içinden başka bir yerde karın boşluğunda görülmesi durumudur. Döllenmiş yumurtanın Uterus ulaşması engellenir. Bu durumda döllenmiş yumurta tüpe yerleşir.

Tüp içinde gelişen embriyo etrafında bulunan dokuları eritir. Biraz zaman geçtikten sonra o bölgede yırtılmaya bağlı olarak kanamalar görülür. Dış gebeliğin hayati risk taşımasının nedeni bu kanama durumlarıdır. Kanamayı durdurmak için hasta mutlaka ameliyat edilmesi gerekir. Kanama durdurulmadığı taktirde hastanın hayatı tehlikeye girer. Mutlaka önlem alınması gereken bir durumdur.

2- Yalancı Gebelik

Kişi biyolojik olarak gebe olmadığı halde tüm gebelik belirtilerinin görülmesi durumuna halk arasında yalancı gebelik denir. Çok istediği halde bir türlü çocuk sahibi olamayan anne adaylarında yalancı gebelik psikolojik rahatsızlıkların da etkisi ile görülür. Gebelik testlerinin sonucu eksi olmasına rağmen kadınlarda adet kesilir, memelerde büyümeler ve hassasiyet artar. Karın şişmeye başlar. Bulantı ve kusmalar görülür. Aşerme belirtileri oluşur. Tüm bunların yaşanma nedeni kişinin çok şiddetli bebek sahibi olmak istediğinden dolayı psikolojik duruma bağlı olarak hormonlarda meydana gelen değişikliklerdir.

3- ikiz ve Çoğul Gebelikler

Gebelikte birden çok çocuğa hamile kalınması durumunu ifade eder. Çoğul gebelikte en çok ikiz gebelikler gözükür. Her 85 gebelikten birinde ikiz gebelik görülür. İkiz gebelikler tek yumurta ikizleri ve çift yumurta ikizleri olmak üzere 2 ye ayrılır.

A- Tek yumurta ikizleri: Döllenen yumurtanın 2 bölüme ayrılması ile oluşur. Genetik olarak birbirinin aynısı olan döllerde cinsiyet de aynı olur. İki bebekte kızdır ya da ikisi de erkektir.

B- Çift yumurta ikizleri: Aynı adet döneminde 1 den çok yumurta hücresinin atılmasıyla birden çok sperm tarafından döllenmesiyle oluşur. Genetik olarak birbirine benzemezler. Aralarında yaş farkı bulunmaz. Fiziksel görünümden kilo ve cinsiyetlerine kadar bir çok özellik birbirinden farklıdır. Kısırlık tedavilerinde yumurtalıkların uyarılmasıyla birlikte oluşan gebeliklerde çift yumurta ikizi ya da çoğul gebelik durumları sıkça görülür. Çoğul gebelikte 2 den fazla bebek meydana gelir.

İshal Olan Çocuklar Nasıl Beslenmelidir?

İshal çocuklar için tehlikeli hastalıklardan birisidir. İshal sonucu çocuklar aşırı sıvı kaybettiği için vücut metabolizması ve dengesi bozulur. Bu anlamda ishal olan çocuğun çok dikkatli beslenmesi gerekir. Yazı dizimizde ishal olan çocuğun neleri yemesi neleri yememesi gerektiği konusunda uzman kişilerin görüşleri alınarak bir yazı dizisi hazırladık.

İshal olan bir çocuğa 1 litre su kaynatılıp soğutulur. Soğuyan karışımın içine 2 çorba kaşığı şeker, 1  tatlı kaşığı karbonat ve 1 çay kaşığı tuz konularak bir karışım hazırlanır. Hazırlanan karışım çocuğa yavaş yavaş verilir. İlk önce yarım çay bardağı içirilir. Belli aralıklarla bu karışım verilir. İki gün içine ishal durumu sona erer.

İshal olan kişiye şu besinlerin verilmesi gerekir:

1- Süt: ishal sonucu kaybedilen sıvıyı geri yerine koymada süt çok etkili bir besindir. Çocuklara yağsız süt verilmesine özen gösterilmelidir.

2- Yoğurt ve Ayran:İshali kesmede oldukça etkili olan yoğurt ve ayran vücudun sıvı dengesini sağlamada önemli role sahiptir. Yoğurdun yağsız ve ekşi olmamasına özen göstermelisiniz. Ayran çok tuzlu olmamalıdır. Tuz oranı %5 geçmemelidir. Yoğurdun mikrop öldürücü etkisi vardır. Kolera ve ishale sebep olan mikropların yok edilmesinde yoğurt ve ayran tüketimi oldukça önemlidir.

3- Pirinç suyu: Pirinç suyu ishal tedavisinde oldukça olumlu sonuç veren bir besindir. 1 litre su içine 2 çorba kaşığı pirinç konarak yarım saat kaynatılır. Karışım süzgeçten geçirilip hastaya yedirilmesi ile ishalin önüne geçilebilir. Pirinç unu kullanarak muhallebi yapmak da ishalde etkili sonuç elde etmenizi sağlar.

4- Çay: Çay içerdiği maddeler ishali durdurur ve kaybedilen su miktarı yerine geri koyar. İdrar söktürme konusunda da oldukça faydalı bir içecektir.

5- Meyve Suları: Vücudun su ve mineral kaybı meyve suları ile tamamlanır. Bu da kişinin ishal durumunu kısa sürede atlatmasını sağlar.

İshali durdurmak için ayva yaprağı, pirinç lapası, nar çiçeği, keçiboynuzu, haşlanmış patates, erik üzüm kayısı kurusu tüketilmesi gerekir. İshal olan kişi yağlı yemeklerden kaçınmalıdır.Yağsız et tavuk tüketebilir.

Gebelikte Tehlikeli Durumlar Nelerdir?

Gebelikte Tehlikeli Durumlar

1-  Rh Uyuşmazlığı            

Kanda alyuvarda RH faktörü bulunur. İnsanların % 85 kanında RH bulunur. Annenin kanı RH (-) babanın kanı RH (+) olması durumunda fetüs RH (+) olması sonucunda ortaya çıkar. Fetüs kanı ile anne kanı temas ettiğinde  annenin kanında bulunan antikorlar fetüsteki alyuvarları parçalar.  Bebekte bu alyuvar parçalanmasına bağlı olarak doğumdan itibaren 24 saat içinde sarılık görülür. Uyuşmazlığın sonucunda gerekli tedbirler alınmazsa bebek doğumdan itibaren 7 gün içinde ölür ya da sakat kalır. Bu durumda bebeğin kanı hemen değiştirilmelidir.

2-  Röntgen

Gebe kadınlara gebelik sürecinde uygulanan röntgen X ışınları bebekte önemli sağlık sorunlarına neden olur. Tüm gebelik boyunca annenin bu ışınlardan uzak durması gerekir. Bu anlamda hamile kadınların röntgen çektirmesi doğru değildir.  X ışınlarına maruz kalan çocuklarda sakatlık ve zeka geriliği görülür.

3- ilaç Kullanımı

Gebe annenin kullandığı ilaçlar plasenta yoluyla fetüse gelerek bebeğin gelişimini etkiler. Özellikle ilk 3 ay içerisinde annenin doktora danışmadan ilaç almaması gerekir. Gebelik oluşum döneminde alınan ilaçlar bebeklerin sakat doğmasına ve ciddi sağlık sorunlar yaşamasına neden olur.

4- Sigara ve Alkol Kullanımı

Gebelik döneminde kullanılan sigara ve alkol bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Sigara içilen ortamda bulunan pasif sigara içicilerde sigara içmiş gebeler gibi ciddi sıkıntı çekebilirler.  Sigara içindeki zararlı maddeler plasenta yoluyla bebeğe geçmektedir. Sigara ve alkol kullanma erken doğuma, düşük ağırlıklı doğumların oluşmasına neden olur.

5-  Annenin Yaşı ve Doğum Sayısı

Bir kadının sağlıklı doğum yapma yaşı 18 ile 35 arası değişir. 18 yaşından küçükler fizyolojik gelişimlerini tamamlamış pozisyondadır. 18 den küçük ve 35 ten büyük gebeler sürekli doktor kontrolünde olmalıdır.

6-Gebelik Süresinin Uzaması (Sürmatürasyon)

Gebelik 40 hafta sonunda sonlanır. Gebelik durumu 42 haftaya kadar sürebilir.

 7-Erken Doğum (Preterm Doğum)

Gebeliğin 20.haftası ile 36.haftası arası yapılan doğumlara erken doğum adı verilir.

8- Gebelikte Kanama

Normal gebelerde gebelik boyunca kanama  görülmez.

Gebelikte Görülen Hastalıklar Nelerdir ?

Gebelikte Görülen Hastalıklar Nelerdir ?

1- Mide Rahatsızlıkları

Gebelik döneminde midede ekşimeler ve yanmalar görülür. Gebeliğin başlangıcında görülen yanmalar ve mide ekşimeleri doğuma kadar sürer. Gebelik döneminde görülen mide rahatsızlıkları genelde hormonlardan kaynaklanır. Bebeğin mideye yaptığı baskılar yüzünden bir çok mide rahatsızlıkları görülür. Doğumla birlikte bir çok rahatsızlık sona erer. Gebelerin yağlı baharatlı gıdalardan uzak durması gerekir.

2- Baş Dönmesi, Bulantı ve Kusmalar

Gebe iyi beslenmediği durumlarda mide rahatsızlıklarının yanında baş dönmesi de görülür. Gebelerin yarısında mide bulantısı ve kusmalar görülür. Bu gebeliğin getirmiş olduğu doğal bir tepkidir. Bulantılar 14.haftadan itibaren kesilir. Gebelik boyunca devam eden kusmalarda mutlaka doktora görünmek gerekir.

3-  Kabızlık

Gebelikte en sık görülen rahatsızlıklardan birisi de kabızlıktır. Kabızlığın nedeni sindirim sisteminin genel olarak yavaşlaması ve büyüyen uterusun bağırsaklara baskı yapmasıdır.

Kabızlıkla baş etmenin en iyi yolu diyet yapmaktır. Lif bakımından zengin besinler almak, fazla sıvı tüketmek kabızlığı hafifletir. Meyve ve sebzelerde bol miktarda lif bulunur. Bu anlamda gebelerin bol meyve ve sebze tüketmesi gerekir.  Kuru kayısı, kuru erik, incir kabızlığa iyi gelir. Sabah kahvaltısından önce 1 bardak ılık su içilmesi de kabızlığa iyi gelir.

4-  Hemoroit (Basur)

Anüs girişindeki toplar damar genişlemesine basur denir. Kanama, kaşıntı ve ağrılar basurun belirtileridir. Gerekli önlem alındığında doğumdan sonra ilk 3 ayda ortadan kaybolur.  Ilık banyo yapmak, buz kompresler uygulamak, yumuşak tuvalet kartları kullanmak basuru rahatlatır.

5-  Bacaklarda Kramplar

Gebeliğin son aylarında bacaklarda kramplar görülür. Bebeğin başının doğum kanalına yerleşmesi ile sinirlere uygulanan basınç artar. Kalsiyum ve vitamin eksikliğinde bacaklarda kramplar artar. Özellikle B ve D vitamin eksikliğinde kramplar daha sık görülür Kramplı bacak hafif kaldırılıp karına doğru çekilmesi yararlıdır.

6- Varis

Bacaklarda toplardamarın genişleyip kabarması durumudur. Uterus giderek büyümesi kanın toplardamardan geriye dönüşünü engeller. Yürüyüşler yapmak varislere iyi gelecektir.  Sıkı lastikli çoraplar giymek varise iyi gelir.

7- Sık İdrar Yapma

Gebeliğin ilk ayları ile son aylarında idrara çıkma sıklıkları artar.

Gebelikte Bakım ve Kontrol

Gebelikte bakım ve kontrol çok önemlidir. Bu anlamda şu hususlara dikkat etmeniz tavsiye edilir.

1- Gebelikte Beslenme

Beslenmenin en önemli olduğu dönemlerden birisi de gebeliktir. Annenin beslenmesi kendi sağlığı kadar doğacak bebeğin sağlığını da etkilemektedir. Anne iyi beslenmezse erken doğum, bedensel ve zihinsel özürlü doğum hatta ölü doğumlar bile görülebilir.  Annenin gebelik öncesinde fiziksel yönden güçlü olması, besin depolarının dolu olması hem bebeğin hem annenin sağlığını etkiler.Annenin dengeli ve düzenli beslenmesi gerekir.

2-  Gebelikte Temizlik

Gebelik döneminde annenin banyoya ihtiyacı iki kart artmaktadır. Gebelikte hormonların etkisiyle annelerde aşırı terleme durumları görülür. Bu terlemeler anneyi ciddi rahatsız eder. Banyo sıcaklığı 37 dereceden aşağı olmamalıdır. En az 10-15 dakika banyo yapılmalıdır. Banyoda kayıp düşmelere dikkat edilmelidir. Gebeler oturarak değil ayakta banyo yapıp sonra dinlenmeye çekilmelidir.  Gebelik döneminde vücudun kalsiyum ihtiyacı artar. Bu durum gebelerde diş çürüklüğüne neden olur. Her yemek sonrası mutlaka gebenin dişlerini fırçalaması gerekir. Gebelik döneminde diş çekimi yapılmasında sakınca yoktur. Diş röntgeni çektirmek doğru değildir. Çünkü röntgen odaları radyasyon içerir. Radyasyonlu ortamlar bebekler için tehlikelidir.  Gebelikle birlikte memelerde dolgunluk ağrı hissi birlikte büyüme başlar. Son aylara doğru memelerden süt gelmeye başlar. Memeler temiz tutulmalı, ılık suyla ıslatılmalıdır.

3-  Gebelikte Giyim

Gebelikte ilk 3 ay normal giyime devam edilir. 4.aydan sonra bol ve rahat giyişiler giyilmesi bebeğin kendini rahat hissetmesini sağlar. İç çamaşırlar rahat olmalı ve pamuktan kumaştan yapılmış olmalıdır. Bacaklarda kan dolaşımını engelleyen lastikli sırt çoraplar yerine lilotlu çoraplar kullanılır. Mevsim koşullarına uygun giyinmelisiniz.

4- Gebelikte Uyku ve Dinlenme

Gebelikte anne çok fazla yorulur. Gebenin dinlenmesi için en az 8 saat uyuması gerekir. Gebeliğin ilk aylarında uyku ihtiyacı çok artar. Sürekli ayakta kalmak, dinlenmeden çalışmak, aşırı yük kaldırmak gebelikte sakıncalı davranışlardır. Ani ve sert hareketler yapmaktan kaçınılmalıdır. Gün geçtikçe yürüyüşler yapmalıdır. Pamuklu ve bol gecelikler giymeli, yatağı çok sert yada yumuşak olmamalıdır.

Gebelikle İlgili Yanlış İnanışlar

Ülkemizde eğitim düzeyinin yetersizliği, kültürel gelişmişlik düzeyinin düşük olması, cehalet gibi bir çok nedene bağlı olarak gebelikle ilgili bir takım yanlış düşünceler görülmektedir. Maalesef bir çok insanımız bu yanlış inanışlara uyup gebelik dönemlerinde büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Hatta bazı yanlış uygulamalar sonucu gebeliği sona eren kadınlarımız var. Bu anlamda bilimsel olmayan ve doktor tavsiyesi olmayan hiçbir düşünceyi uygulamayın. Ömür boyunca pişman olacağınız hamleler yapmayın.

Gebeliğe ilişkin yanlış inanışlar şunlardır:

1- Gebelikte bebek kız ise anne çirkinleşir, erkek güzelleşir.

2- Gebelikte annenin karnı sivri görünümde ise bebek erkek, karın yayvan görünümde ise bebek kız olur.

3- Bebek kız ise gebeliğin zor, erkek ise gebeliğin çok rahat geçeceği söylenir.

4- Gebelik kadınları bazı hastalıklardan korur. Rahim ağzı yaraları, düzensiz kanaları giderdiği söylenir.

5- Kürtaj olan kadınların bir daha hamile kalamayacağı söylenir.

6-  Bir kez düşük yapan kadın bundan sonra bütün gebeliklerinde düşük yapar.

7- Gebenin midesi ekşidiğinde gebelikte bebeğin saçlarının oluştuğu söylenir.

8- Gebelik süresinde cinsel ilişkiye girmek doğru değildir. İleride bebeğin cinsel sorunları olur.

9- Gebelikte cinsel birleşme çocuğun gelişimini olumsuz etkiler.

10- Kızlık zarına dokunulmadığı zaman gebelik olmaz.

11- Gebeliğin oluşması için kadın ve erkeğin birlikte orgazm olması gerekir.

12-Gebelik döneminde kadınların cinsel istediğinde azalma olur.

13- Gebeliğin oluşması için değişik ot karışımları içilmelidir. Doktora danışmadan vajinaya bir takım karışımlar konulmaktadır.

14- Çocuğu olmayan kadınlar hocalara muska yaptırmalıdır.

15- Gebe bir kadın kelle, muşmula yerse çocuğu çirkin güzel birine bakarsa güzel olur.

16- Gebe kadın cenaze geçerken cenazeye bakmamalıdır. Bakarsa doğacak çocuğun ömrü kısalır.

17- Kadın gül kokarsa bebekte gül gibi kokar.

18- Gebelikte ayva erik yerse bebeğin yüzünde gamzeler oluşur.

Tüm bu sayılan bilgiler tamamen birilerinin öngörüsüne dayanır. Bilimsel bir dayanağı yoktur. Bu bilgilere göre gebeliğinize yön vermek size büyük zararlar verir. Doktorunuza danışmadan hiçbir yöntemi uygulamayın. Bu bilgilere inanıp zihninizi bulandırıp psikolojinizi dağıtmayın.

Gebelik Belirtileri Nelerdir ?

1 Beklenen âdetin gecikmesi: Gebeliğin en önemli göstergesi adet gecikmesidir. Her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzında yaşanan değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, psikolojik değişiklikler, stres, beslenme, mevsim değişikliği, kullanılan ilaçlar adet gecikmesine neden olabilir.

2- Bulantı-kusma: Gebeliğin ilk aylarında kusmalar, mide yanmaları görülür. Psikolojik nedenlerle olabileceği gibi midenin yukarı itilmesine bağlı olarak mide salgılarında farklılığın oluşması neden olabilir. Kusma ve bulantılar bazı gebelerde çok rahatsız edici boyuta çıkabilir. Bulantı ve kusmalar için fazla su içilmesi gerekir. Bulantı kesen ilaçlar doktor kontrolü olmadan kesinlikle alınmamalıdır.

3- Aşerme: Gebelikte hormonlara bağlı olarak aşermeler görülür. Aşeren kadın bazı yiyeceklerden tiksinebilir. Bazı yiyeceklere aşırı istek duyar. Ekşi, tatlı şeyleri yemek isteyebilir. Kil, toprak gibi zararlı şeyleri yemek isteyebilir. Bu duruma pika denir. Bu durum sindirim sistemi problemlerine yol açar.

Vücutta görülen değişiklikler şu şekilde gruplandırılabilir:

1- Üreme organlarında değişmeler: Vajina gebelikte büyür ve ödemli hale gelir. Vajina renginde koyulaşma görülür.

2- Memelerdeki değişmeler: Gebeliğin ilk haftası memeler dolgun, hassas ve ağrılı olur. Memeler büyümeye başlar. Meme baş çevresi koyu renk alır. Üzerinde kabarıklıklar oluşur.

3-  Ciltte meydana gelen değişmeler: Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kadınların yüzünde kahverengi lekeler meydana gelir. Bu lekelere gebelik lekesi denir. Bu lekeler doğumdan hemen sonra geçer. Uterus büyümesi sonucu karın derisinde gerilmeler görülür. Karın derisi incelmeye başlar. Karın, kalça ve memelerde beyaz çatlaklar görülür. Bu çatlaklar doğumdan sonra da kalır.

4- Gebelikte kilo değişimi: Gebelik süresi boyunca gebe 9 ile 12 kg arası kilo alır. Gebeliğin ilk 3 ayında 1 kg alan gebe sonraki her ay 2 kilo alır. Gebe beslenirken sebze ve meyve ağırlıklı beslenmelidir. Kabız olmamaya dikkat etmesi gerekir. Gebelik döneminde ödemi olan gebeler tuzu azaltmalıdır. Fazla kilo alımı gebelik sonrası da devam edebilir.

Gebeliğin Kesin Belirtileri

1- Gebelik testinin pozitif olması

2- Ultrasonla bebeğin tespit edilmesi durumları

3- Bebeğin hareketini annenin fark etmesi

4- Bebeğin kalp sesinin duyulması

5- Muayene sırasında bebeğin elle hissedilmesi

 

 

Gebeliği Etkileyen Hastalıklar Nelerdir ?

1- Anemi

Gebelikte en sık rastlanan hastalıklardan birisi anemidir. Bebeğin gebelikle birlikte artan ihtiyaçları annenin demir ihtiyacını arttırır. Demirler alyuvar yapımında önemi rol oynar. Demir ihtiyacını karşılayamayan vücut kan üretiminde sınıfta kalır. Bu durumda gebede anemi kansızlık görülür. Gebelik öncesi 15 mg demir kullanan vücut gebelikle birlikte bu ihtiyacı 35 mg çıkar. Artan demir ihtiyacı ancak besinlerden ve doktorun vereceği demir ilaçlarıyla karşılanabilir. En iyi demir yapan besinler karaciğer, dalak, et, pekmez, yumurta sarısı, kurutulmuş meyveler, fındıktır.  Nefes kesilmesi, soluk almada çarpıntı, sersemlik ve baş dönmesi önemli anemi belirtileridir.

2- Kızamıkçık

Gebeliğin ilk 3 ayında kızamıkçık görülmesi bebeğin gelişimine büyük zararı dokunur. Zeka geriliği, organ eksikliği ya da organlarda işlev bozukluğuna neden olur. Bu durum tespit edildiğinde gebelik sonlandırılır. Gebe kadınların kızamıkçık hastalarından uzak durması gerekir. Koruyucu aşının gebelikten önce yapılması gerekir.

3- Diyabet (Şeker Hastalığı)

Diyabet insülin eksikliği sonucu oluşan metabolik bir rahatsızlıktır. Diyabet anne ve bebeğin hayatını olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Aileden birinde şeker hastalığı varsa aşırı su tüketiyorsa, fazla yemek yiyor ve fazla idrar çıkarıyorsa kişi şeker hastalığına yakalanmış olabilir.

4- Sarılık

Virüslerin neden olduğu karaciğer iltihap hastalığına sarılık denir. Kanda safranın yükselir. Sarılık kendini ateşlenme, halsizlik, bulantı, kusma, iştahsızlık şikayetleri ile kendini gösterir. Hastalık başlangıcında hastanın gözü sararır idrar rengi koyulaşır. Gebelikte ağır ilerleyen bir hastalıktır. Sarılık plasenta yolu ile anneden bebeğe geçer. Sarılık düşüğe ve erken doğuma neden olabilir. İlerleyen gebelik durumlarında oluşan sarılıklarda mutlaka  hastanın sarılık tedavisi görmesi gerekir.

5- Kalp Hastalıkları

Gebe kadının nefes darlığı çarpıntı ve kolay yorulma gibi durumlarında kalp rahatsızlıklarından şüphelenilir.

6- Gebelik Zehirlenmesi (Toksemi)

Gebeliğin 20.haftasından sonra kanda görülen yüksek basınç, idrarda proteinlerin görülmesi gebelik zehirlenmesinin en önemli belirtileridir. Küçük tansiyonun 8,5 büyük tansiyonun16-18 olanlarda görülür. Hasta bu durumda hemen kontrol altına alınıp tedavi edilmesi gerekir.  Gebelerin tuzsuz yemek yemesi istirahat etmesi ve bol sıvı tüketmeleri önerilir.

 

Bebeklerde Yüksek Ateş

Vücudumuzun normal sıcaklık aralığı 36 ile 37,5 arasında gün içinde değişkenlik gösterir. 37,5 derecenin üstündeki ısıya halk arasında yüksek ateş denir. Gün içinde vücut ısımız yaptığımız aktiviteye bağlı olarak yükselebilir. Hareketli bir oyun oynadıktan sonra vücut ısımızda artış gözlenmesi normaldir. Biraz dinlendikten sonra vücut ısımızda azalma olmazsa ateşimizin olduğu anlamına gelir. Çocukluk döneminde ateş genelde vücudun bir savunma mekanizması gibi çalışır. Ateşlenme durumu kendi başına bir hastalık olamayıp bir çok hastalığın habercisidir. Ani ateş yükselmesi 1 ile 5 yaş arasındaki çocukların havale geçirmesine neden olabilir. O yüzden ateş yükselmesi durumu önemsenmeli gerekli önlem ve tedbirler alınmalıdır.

Bebeklerin alnına yanağınızla dokunduğunuzda ya da kulak arkasını öptüğünüzde sıcaklık geliyorsa bebeğinizin ateşi olduğu anlamına gelir. Bebeği olan herkesin evinde mutlaka bir ateş ölçer bulunmalıdır. Derecenin kolay okunabilir olmasına dikkat edin. 1 yaşına kadar olan bebekler için en ideal ateş ölçüm yeri bebeğin poposudur. Termometre üzeri biraz nemlendirilip 1-2 dakika beklenildikten sonra ölçüm yapması sağlıklı sonuçlar elde etmenizi sağlar. Bebeğinizin ayak bileğini sıkıca tutun. Termometre ibresi 38 dereceyi gösteriyorsa bebeğinizin ateşi var demektir.  Biraz büyük çocuklarda termometre çocukların dil altına konarak ölçülür. Bunun için en az 3 dakika beklemek gerekir. Civalı termometreler kolay kırılabildiği için dil altı ölçümlerde dijital termometre kullanmalısınız. En yaygın ateş ölçüm yeri koltuk altıdır. Civalı termometre koltuk altına 4 dakika konur. Koltuk altı ölçümde 37,5 derece üstü olan değerler yüksek ateş durumunu gösterir.

Ateş düşürmek için yapılması gerekenler şunlardır:

1- Ateş yüksekse titreme ve üşüme olsa da hastanın üstü örtülmez. Ani ateş yükselmesi havaleye neden olur.

2- Ateşi yükselen kişiye bol sıvı gıdalar verilmelidir.

3- Ateş 38 derecenin üstündeyse önerilen dozda ateş düşürücü şurup verilir.

4- Hastanın alnına soğuk ve nemli havlu koyun.

5- Ateş 39,5 derece ve üzeri ise ılık su ile banyo yaptırın.

6- Çocuğun ateşi 24 saattir varsa hasta mutlaka zaman kaybetmeden doktora götürülmelidir.