Aylık arşivler: Haziran 2018

Ülser Nedir?

Ülser Nedir?Ülser sindirim sisteminde meydana gelir. Yemek borusu mide ve bağırsakta oluşan yaralar halk arasında ülser olarak adlandırılır.

Ülser Nedenleri Nelerdir?
Ülser bulaşıcı bir mikrobun etkisi ile oluşur. Temizliğine dikkat etmeyen, sağlıksız ortamlarda yaşayan kişilerde ülser çok sık görülür. Sosyo-ekonomik düzeyi düşük semtlerde bu hastalık yaygın olarak görülür. Stres, alkol kullanımı, sigara, travmalar,çay, kahve, asitli ve baharatlı yiyecekler ülseri tetikler.

Ülser Belirtileri Nelerdir?
En belirgin belirtisi karnın üst bölgesinde oluşan yanmalardır. Yemek yedikten sonra geceleri ağrı kaybolabilir. Kusmalar, kilo kayıpları ve iştahsızlık hastalığın belirtileridir.

Ülser Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Tedavi ilk aşamada ağrıların azaltılması ve yok edilmesine yönelik yapılır. Meyan kökü, muz, bindebirlik otu, andız otu gibi şifalı bitkiler ülser tedavisinde çok etkilidir. Kulaktan dolma yöntem ve tekniklerden uzak durulmalı, doktor kontrolünde tedavi yöntemleri kullanılmalıdır. Hastalık ciddiye alınıp sık sık sağlık merkezlerine gidilip hastalık için önlemler alınmalıdır. Tedavi edilmediğinde kişiye ciddi ağrı ve sancılar veren bir hastalıktır.

Şeker hastalığı nedir?

Şeker hastalığı nedir?Besinlerle elde ettiğimiz glikoz kana insülin hormonu yardımıyla hücre içine girer. Hücre içinde enerji haline gelir. Şeker hastalığının diğer bir adı diyabettir. İnsülin hormonunun vücutta yeterli seviyede olmaması şeklinde kendini gösterir.

 

Şeker hastalığının nedenleri:
İnsülin eksikliğinde vücut besinlerden elde ettiği glikozu depolayamaz. Vücutta depolanmayan glikozun kullanımı da gerçekleşmez. Glikoz vücut için hayati önem taşıyan bir yapıdır. Kanda biriken ve kullanılamayan glikoz kişide büyük sağlık sorunlarına yol açar. Kişinin ölümüne bile neden olabilir.
Şeker hastalığının belirtileri:
İdrar çıkarmada aşırılık, yorgun olma durumu, sık susama durumları, kilo kaybı şeker hastalığının en belirgin belirtileridir. Şeker hastalığı bir çok sağlık sorununa neden olur. Bunlardan en belirgin olanları görme kusuru, felç, kalp hastalıkları, yaraların iyileşmemesi yada çok geç iyileşmesi, böbrek hastalıkları. Yaşlı kişilerde şeker hastalığı genç kişilere göre daha çok görülür. Şeker hastalarının en büyük şikayetleri aşırı kilo alımlarıdır.
Şeker hastalığı tedavisi:
Şeker hastalığının tedavisinde vücudun kendisinin üretemediği insülin hormonunun dışarıdan kişiye takviye edilmesi ile sağlanır. Bu tedavi kalıcı çözümler üretmez. Kişiye anlık rahatlama sağlar. İlaç tedavisinin dışında şifalı bitkilerin de insülin artırıcı etkisi olabilir. Kulaktan dolma bilinçsiz bilgilerle şeker hastalığı tedavisi sakıncalı durumlar doğurabilir. Bu anlamda mutlaka doktor kontrolünde ilaçların ve bitkilerin kullanılması gerekir. Kişinin doktorun vereceği diyet listesine çok dikkat etmesi gerekir.

Selüloit Nedir ?

Selüloit Nedir ?Selüloit kişilerde döküntü yolu ile ortaya çıkan ciddi bir rahatsızlık durumudur. Hastalığın temel nedeni bakteriyel enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar bulaşıcı değildir. Selüloit kişilerde şişmiş kırmızı et görüntüsüne neden olabilir. Bacaklarda ve kollarda görülen Selüloit oluşumundan 24 saat sonra hızla vücuda yayılabilir.

Selüloit risk altında olanlar:
1- Böcek ısırmasına maruz kalan kişiler
2- Cilt enfeksiyonu olanlar
3- Egzama tarzı cilt hastalığına yakalananlar
4- Aşırı kilolu obezler
5- Karaciğer ve böbrek rahatsızlığı çekenler
6- Daha önce Selüloit sorunu yaşamış kişiler
7- Bağışıklık sisteminde değişikliğe neden olan ilaçları kullananlar

Selüloit belirtileri nelerdir:
1- aniden ortaya çıkan ve 24 saat içinde hılıca yayılan deri döküntüleri
2- Kırmızı deri döküntüleri
3- Selüloit bölgelerinde oluşan hassasiyetler
4- Selüloit bölgesinde oluşan ağrılar
5- Sık görülen cilt yapısı
6- Yüksek ateş durumları

Selüloit nasıl önlenir:
1- Spor yaparken güneşten kuruyan ciltler için koruyucu cilt kremi kullanmak
2- Bulaşık deterjanı gibi kimyasallardan uzak durun ve eldiven kullanın
3- Kişisel bakım ürünlerinizi başkası ile paylaşmayın.
4- Bacak geliştiren egzersiz hareketler yapın.

Selüloit nasıl tedavi edilir:
Selüloit tedavisinde antibiyotikler kullanılır. Antibiyotiklerin düzenli olarak kullanılması gerekir. Ağrı durumlarında doktorunuzla görüşüp ağrı kesici kullanabilirsiniz. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanmamanız tavsiye edilir.

Omuz Ağrıları ve Yaralanmalar

Omuz Ağrıları ve YaralanmalarSpor yaparken en çok ağrı çektiğimiz ve yaralandığımız bölge omuzlardır. Özellikle kol ile fırlatmalı spor dallarında omuz yaralanmaları sık görülür. Cirit atma gibi kolların ve omuzların aktif olarak kullanıldığı spor dallarında omuz ağrısı ve yaralanmalar görülür. Fırlatmalı spor dallarında kol, el bileği, dirsek, omuz bir bütünlük içinde çalışır. Bu ekibin en sonunda yer alan omuz olaydan en fazla etkilenen bölgedir.

Beyzbol, hentbol ve voleybol spor dallarında omuz yaralanma hadisesi fazlaca görülür. Omuz yaralanmalarında omuzun sert bir çember hareketi yapması gerekir. Omuz yaralanması, kemikte, kas yapıda eklem bölgelerinde oluşabilir. Omuz yaralanmalarında neler yapılması gerektiği iyi bilinmelidir. Yoksa hastaya yardım edelim derken daha büyük sağlık sorunlarının yaşanmasına neden olabiliriz.

Omuz yaralanmasında yapılacak ilk iş omuz bölgesinde kırık ve çıkık durumunun olup olmadığının tespit edilmesidir. Kırık çıkık durumlarında hasta omuz eklem bölgesini oynatamaz ve çok şiddetli bir ağrısı vardır. Omuzda şişme ve morarmalar meydana gelir. Omuz çıkığı durumlarında hasta kolu eliyle taşıma ihtiyacı duyar. Omuz eklem bölgesinde boşluklar oluşur. Bu tip durumlarda hastanın kolu kıpırdatılmadan ağrısının en az olduğu pozisyona getirilir. Hastayı yatırılıp ideal pozisyona getirilir. Hasta için ambulans çağrılır ya da hasta en yakın sağlık kurumuna götürülür. Omuzda sıkışma durumlarında önce ilaç ve fizik tedavi uygulanır. Bu uygulamadan sonuç alınmadığı durumlarda ameliyat edilir.

Astım ve Tedavisi Nelerdir

Astım ve Tedavisi NelerdirAstım Nedir ?
Akciğer içi hava yollarına bronş denir. Bronşların iltihap kapması olayına da halk arasında astım denir. İltihaplar alerjiye ve geçirilen rahatsızlık durumuna göre ortaya çıkabilir. Astım olan kişinin hava yolları iltihap kapar ve şişer. Hava yolları iltihaba bağlı olarak daralır. Hava yollarının duyarlılık ve hassasiyet durumu artar. Astım temelde genetik bir hastalık olup yakın çevresi astım olanlarda astım görülme olasılığı yüksektir. Çevresel faktörlerde astımın oluşmasına neden olabilir.

Astımın Belirtileri Nelerdir ?
Astımın en belirgin belirtisi 3 haftadan uzun süren öksürüklerdir. Astım olan kişilerde göğüs tıkanması sıklıkla görülür. Astım hastaları özellikle geceleri nefes darlığı atakları yaşar. Geceleri sıklaşan öksürük nöbetleri de astımın en önemli habercisidir.

Astım Evde Nasıl Takip Edilir ?
Astım kontrolünü evde yapmak mümkündür. İlk aşamada doktorun verdiği ilaçlar aksatılmadan kullanılır. Astım gelme süreleri tespit edilip bu süreler arasındaki değişen değerler hesaplanır. Hasta günlük olarak bir çizelge hazırlayıp günlük değişen semptomları bu çizelgeye işler. Çizelgede 0 için nefes darlığı yok, 1 için hafif nefes darlığı, 2 için orta derecede nefes darlığı, 3 için şiddetli nefes darlığı şeklinde çizelgeler doldurulur. Pefmetre denilen cihazla da evde solunum fonksiyonları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Normal değerler hastanın yaşı, cinsiyeti, kilosu, boyuna göre doktor hekim tarafından belirlenir. Çizelgede belli değerin altındaki hastalara doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanır.

Nefes Kokusu ve Tedavisi

Nefes Kokusu ve TedavisiTıpta Halitosis olarak bilinen nefes kokusunun bir çok çeşitli nedeni vardır.
1- Hazımsızlık, kokulu yiyecekler tüketme, alkol kullanımı ve bazı ilaçların yan etkisi nefes kokusuna neden olabilir.
2- Burun hastalıkları ve sinüzit nefes kokusuna neden olur.
3- Dişlerde görülen çürükler ağız yaraları ve bademcik iltihabı da nefes kokusuna neden olur.
4- Kusmalar ve uzun süreli perhiz durumları nefes kokusuna neden olur.
5-Şeker hastalığı, kansızlık, ateşli hastalıklar sırasında nefes kokusu durumu ortaya çıkar.

Nefes kokusu için ağız temizliğine ve bakımına dikkat etmek gerekir. Çürük dişlerinizi mutlaka tedavi ettirmelisiniz. Yenilen içilen şeylerin kokusuz olmasına dikkat edin. Her gün temiz havada yürümek oldukça faydalıdır. Kısa sürede geçmeyen nefes kokusu için mutlaka uzman doktora danışmalısınız.

Bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı süzme bal koyup karıştırıp için. Nefes kokunuz kısa sürede iyileşecektir. Nefes kokusu için ağız sık sık temizlenmeli yemeklerden sonra dişler mutlaka fırçalanmalıdır. Sarımsak, soğan gibi nefes kokusuna neden olacak besinleri az tüketmelisiniz.

Menopoz ve Tedavisi

Menopoz ve TedavisiHalk arasında adet kesilmesi olarak bilinir. Özellikle 45- 50 yaşları arasında kadınlarda sık görülen bir rahatsızlıktır. Çeşitli organik ve psikolojik belirtilerle ortaya çıkar. 45-50 yaşlarında ay başı kanamalarında azalmalar görülür. İlk başta birkaç ayda bir adet kanaması gören kadın bu sürenin tamamlanması ile birlikte tamamen kesilmeler görür. Kişi çocuk yapma becerisini bu dönemde kaybeder. Cinsel arzularda azalma görülmez. Kişi cinsel yönden arzulu ve istekli olur.

Menopoz döneminde yorgunluk, baş dönmesi, çarpıntı, sinir, hazımsızlık, şişmanlama, tiroit bezinin büyümesi, migren, el ayak karıncalanması, huzursuzluk gibi belirtiler görülür. Bu belirtilerden kısa bir süre sonra kişi bu döneme girmiş olur.

Menopoz döneminin iyi atlatılması için kişinin temiz havaya ve iyi beslenmeye ihtiyacı vardır. Kişi sık banyo yapmalıdır. Vücut temizliğine dikkat etmeli ruhsal olarak kendini iyi hissetmelidir. Bir bardak sıcak suya 3 tane papatya konup 5 dakika bekletilip süzülmesi beklenir. Süzülen su günde en az 2 defa içilmelidir. Böylece kendinizi zihinde hissedip bu dönemi sağlıklı bir biçimde atlatabilirsiniz.

Kızamık ve Tedavisi

Kızamık ve Tedavisi3-10 yaşları arasında sık görülen bulaşıcı bir hastalık türüdür kızamık hastalığı. Tıp dilinde ise morbili olarak adlandırılan bu rahatsızlığa virüsler neden olmaktadır.Kızamık tükürük damlacıkları ile bulaşır. Kızamık lekeleri kaybolduktan sonra 10 gün içinde hasta ile kimsenin görüşmemesi gerekir. Hastalık mikrobu aldıktan sonra 10 gün içinde kendini göstermeye başlar.
Kızamık hastalarının gözlerinde kızarıklık ortaya çıkar. Burun akması ve hapşırık ile rahatsızlık ben geldim demeye başlar. Kişide yüksek ateş görülür.Yüksek ışıktan kişi rahatsız olmaya başlar. Tüm bu belirtilerden 4 gün sonra kişide küçük kırmızı lekeler görülmeye başlar. Lekeler guruplar halinde oluşmaya başlar. Dudaklarda kuruluk ve dilde paslanma dikkat çekmeye başlar. Kızamık lekeleri kısa bir sürede vücudun bütün bölgelerine yayılmaya başlar. Özellikle kollar bacaklar ve boyun bölgesinde sıklıkla görülür.
Hastanın odası mutlaka güneşi görmeli ve temiz olmalıdır. Oda sıcaklığı 18-20 derecelerde tutulmalıdır. Günde en az 2 defa havalandırılmalıdır. Hastanın üşütülmemesine dikkat edilmelidir. Bu dönemde vücut direnci güçlü olmalıdır. Kişi sağlıklı ve dengeli beslenmelidir. Beden temizliğine de oldukça dikkat etmelidir.
Döküntüler başlamadan önce kişiye 250 gram dut yedirtmek döküntülerin kolayca atlatılmasına yardımcı olur.Karadut şurubunun da kızamığa iyi geldiği söylenir.

Kemik İliği Ödemi Nedir?

Kemik İliği Ödemi Nedir?Kemik iliği içine sıvı birikmesi sonucu ortaya çıkar. Tümör, travma ve kemik zedelenmesi gibi bir çok sebebe bağlı olarak görülen bir rahatsızlıktır. Kan tahlili ile tespit edilir.

Kemik İliği Ödeminin Sebepleri Nelerdir?
1- Kemikte görülen zedelenme ve kırıklar
2- Romatizma hastalıkları
3- Kemik iliğinde oluşan ödemler
4- Eklem ve kemiklerdeki iltihaplanmalar
5- Gut hastalığı
6- Lokal cerrahi girişimler
7- Radyoterapi almak
8- İlaçların yan etkisi
9- Tümörler

Kemik İliği Ödemi Nasıl Teşhis Edilir?
Kemik iliği ödemi ağrılı ve ağrısız olmak üzere iki şekilde de görülebilir. Hafif ve tekrarlanan ağrılar kemik iliği ödeminin habercisidir. Ödemin oluştuğu yer MR çekilerek anlaşılır. Fiziksel muayene ile tespit etmek yeterli olmayabilir.

Kemik İliği Ödemi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Ödeme neden olan durum tespit edilerek tedaviye başlanır. Darbe sonucu oluşan ödemler hastanın iyi dinlenip steroid enjeksiyonla tedavi edilir. Kırık sonucu oluşan ödemlerde cerrahi operasyonlar gerekir.

Kalp Sağlığı İçin Şifalı Bitkiler

Kalp Sağlığı İçin Şifalı Bitkilerİnsanın en önemli organı kalptir. Kalp sağlığımıza önem vermeliyiz. Bu yüzden kalp sağlığını koruyan besinler tüketmeli bol bol spor yapmalıyız. Dünya sağlık örgütü yaptığı araştırmada 4 insandan 1’inin hayatını kalp krizi geçirerek kaybettiğini ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden kalp dostu besinler tüketmeliyiz.

Kalp sağlığı için şifalı bitkiler şunlardır:
1- Yeşil çay: her derde deva olan yeşil çay kap dostudur. Zayıflamada ve kalp rahatsızlıklarında çok tüketilir.
2- Alıç bitkisi: Kalp ritminin korunmasında, kalp çarpıntılarında, kalp yetmezliğinde ve yüksek kan basınçlarında alıç bitkisi tüketmek oldukça faydalı olacaktır.
3- Zerdeçal: Kalp damarlarının açılmasında ve kolesterol yağlardan arınmasında zerdeçal bitkisinin rolü büyüktür. Kalp sağlığı için önerilen şifalı bitkilerin başında zerdeçal gelir.
4- Kekik: Uzmanlar kalp sağlığı için mutlaka kekik kullanmanızı tavsiye ediyor. Özellikle yemeklere karıştırılan kekikler kalp sağlığı için hayati önem taşır.
5- Zeytin yaprağı: zeytin, zeytin yağı ve zeytin yaprağı kalp sağlığı için oldukça faydalıdır.
6- Kızılcık: Kan şekeri düşürmede ve kalp sağlığını düzene sokmada kızılcık önemli bir şifalı bitkidir.
7- Biberiye: Zayıflamada ve kalp ritmini düzene sokmada oldukça faydalı olan biberiye kalp dostu bir bitkidir.

Kalp sağlığı için sadece şifalı bitkiler tüketmek yeterli değildir. Spor yapmak, stresten uzak durmak, dengeli ve düzenli beslenmek de kalp sağlığı açısından oldukça önemlidir.